---
title: Bir öze dönüş hikayesi
description: Bu, yeniden yazmaya değil; kendi deneyimime, üretme isteğime ve yaptığım işlerden keyif almaya geri dönüş hikâyesi.
author: Burak Kaşıkcı
date: 2026-09-16
updated: 2026-09-16
tags:
  - kişisel
canonical: https://burakkasikci.com/blog/bir-oze-donus-hikayesi
slug: bir-oze-donus-hikayesi
---

Sene 2009 falan, sürekli bir araştırma, gelişme ve geliştirme modundayım. Yazmayı da seviyorum.. O zaman da blog'lar var, şimdiki gibi youtube veya instagram gibi sosyal medyalar yok, çoğu kişi wordpress'ten blog açıp yardırmaya başlıyor. Dedim bende yazayım, en azından yaşadığım sorunları falan yazarım, kimse bakmasa da ben bakarım, tekrar aynı şeyi yaşadığımda bana referans olur. Güzel de oldu aslında, hem oradaki yazılar sayesinde yeni kişilerle tanıştım, hem de çeşitli işler yaptım. Hem de yazarken daha da bir öğrendim. Baya verimli bir süreçti yani.
Sonra seneler geçti ve ben yazmayı azalttım, iş yoğunluğu vs derken buraya bakmaz bile oldum, ayda bir yazı falan derken en son canımı sıkınca komple yok ettim buraları. Nasıl olsa yazmıyorum, bilgilerde eskidi, neden dursun ki dedim, bir ergenlik kararı ile seneleri yok ettim.. Şimdi bakınca biraz aptalcaymış, yazmasam da orada durmalarının kime ne zararı var ki sanki!
Neyse, olmuş bir kere..

Son bir kaç senedir de linkedin'de falan yazılar yazarken, burayı tekrardan bir hareketlendirsem mi düşüncesindeydim, ama bir türlü fırsat bulamadım. (Yada aslında fırsat varmış ama ben onu tercih etmemişim diyelim.) Sürekli aa bu çıkmış, onu deniyim. Şu olmuş buna bakayım, dur biraz oyun oynayayım, dizi izleyeyim ve tabiki oğlum Uzay'a vakit ayırayım derken bir türlü girişemedim, en son 1-2 ay önce tamam dedim artık yapayım, bu sefer de yazma işini oturtamadım. Çünkü yazmak zor geldi, konu bulmak zor geldi, sürekli sağda solda, youtube'da instagram'da x'de, her nereye girersem bu çıktı denediniz mi, AI da bu oldu, bak şu firma bu kadar yatırım aldı konuları ile boğuşurken, benim yazacaklarım çok tırt geldi, zamanı yakalamak varken modası geçmiş şeyleri yazmak istemedim, böyle düşündüm. Ama şöyle bir konu var, modası geçmiş dediğim şeyler şu anda hayatın, hayatımın ta kendisi. Gördüğüm şeyleri yapmaya çalışırken, baya yaşadığım andan da olmuşum. Üretkenliği geç, iş konusunda sürekli bahane bulan pis birine dönüşmüşüm.

Artık dur diyorum kendime!
Yeni bir perspektif bakıp, "Neysem oyum ve ben bu halimle iyi kötü bir yerlerdeyim!" deme kararı alıyorum.
Bakalım bunda ne kadar başarılı olacağım, bunu zaman gösterecek. Ama olursa tekrardan yaptığım şeylerden keyif almaya başlayacağım kesin. Şu anda resmen sektöre yeni giren biri gibi bocalıyorum, ne saçma, oysaki 20 senedir bu sektördeyim. Koskoca 20 sene!
Neyse, lafı uzatmayacağım. 
Şimdilik, görüşürüz.